Franz Schubert'in arpeggione sonatı, adını artık kullanılmayan bir çalgıdan alır. Arpeggione, gitar gövdesine benzeyen ve yayla çalınan altı telli bir çalgıydı. Çalgı kısa sürede unutuldu; sonat ise viyolonsel repertuvarının değişmez parçalarından biri oldu. Bu aktarım sorunsuz değildir ve eserin bütün teknik güçlüğü buradan doğar.
Altı telli bir çalgıda kolay uzanan aralıklar, dört telli viyolonselde konum değişikliği gerektirir. Bu nedenle sonatta konum geçişleri alışılmışın çok üzerindedir. Geçişlerin duyulmaması gerekir; kayan bir ses çizgiyi bozar ve şarkı söyleyen dokuyu keser. Birinci bölüm la minördedir ve Schubert'in şarkı yazısına yakın bir çizgi taşır.
İkinci bölüm kısa ve içe dönüktür; burada aranan şey sadeliktir. Üçüncü bölüm rondo biçimindedir ve majöre açılır. Eserin en sık yapılan hatası tempoyu ağırlaştırmaktır; ağırlık duyguyu değil yorgunluğu artırır. Piyano bölümü eşlik değil ortaktır; iki çalgı sürekli yer değiştirir.
Provada denge en çok orta bölgede sorun çıkarır ve düzey orada ayarlanır. Sonat ileri düzey bir eserdir ama gösterişten çok çizgi kurmayı sınar.
Eser bugün viyola ve başka çalgılarla da çalınıyor. Farklı çalgılardaki kayıtları dinlemek, konum geçişi sorununun viyolonsele özgü olduğunu ve çizginin aslında nasıl kurulduğunu açıkça gösterir.
Derslerimizde arpeggione sonatı, konum geçişlerinin duyulmaması ve şarkı çizgisi üzerinden çalıştırılır.