Viyolonsel bugün bir metal çubukla yere dayanarak çalınır. Bu çubuğa pike denir ve göründüğü kadar eski değildir. Uzun bir dönem boyunca çalgı yalnızca bacaklarla tutuluyordu. Bu tutuş, çalgının gövdeye tam yaslanmasını ve baldırlarla sıkıştırılmasını gerektiriyordu.
Sonuç olarak bedende sürekli bir kas gerginliği oluşuyordu. Ayrıca çalgının açısı serbestçe ayarlanamıyordu. Pike on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısında yaygınlaştı. Bu yaygınlaşmada dönemin tanınmış icracılarının tercihi belirleyici oldu.
Pike üç şeyi birden değiştirdi. Birincisi gövde serbest kaldı ve gerginlik azaldı. İkincisi çalgının açısı ayarlanabilir hâle geldi. Üçüncüsü ses yere aktarıldı ve çalgının taşıma gücü arttı.
Bu üç değişiklik teknik olanakları doğrudan genişletti. Üst bölge kullanımı ve hızlı geçişler daha kolay hâle geldi. Bugün pike uzunluğu ve açısı her kursiyer için ayrı ayarlanır.
Pikenin ucu da bir seçim konusudur. Sivri uçlar zemine tutunur, kauçuk uçlar ise sesin yere aktarımını azaltır; salon ve zemin türüne göre iki seçenek de bulundurulur.
Derslerimizde pike ayarı, oturuş ve sağ kol açısıyla birlikte ilk derste yapılır.