On dokuzuncu yüzyılda konser salonları belirgin biçimde büyüdü. Daha önce müzik çoğunlukla küçük salonlarda ve dar bir dinleyici çevresinde çalınıyordu. Halka açık konserlerin yaygınlaşmasıyla salon kapasiteleri arttı. Bu büyüme çalgıları doğrudan etkiledi.
Daha büyük bir mekânı doldurmak için daha güçlü bir ses gerekiyordu. Çalgılarda birkaç değişiklik birlikte uygulandı. Boyun açısı değiştirildi ve tellerin gerginliği artırıldı. Can direği ve eşik ayarları bu yeni gerginliğe göre yeniden yapıldı.
Tel malzemesinde metal sarım kullanımı yaygınlaştı. Yay biçimi de aynı dönemde değişti ve daha güçlü bir ses üretebilir hâle geldi. Orkestralar da büyüdü ve doku kalınlaştı. Bu, solistin denge sorununu artırdı ve besteciler dokuyu inceltmeye yöneldi.
Değişimin bir sonucu da akort yüksekliğinin artmasıydı. Daha gergin tel, daha parlak ve daha taşıyıcı bir ses veriyordu. Bu zincir, çalgı yapımının müzikal ihtiyaca nasıl bağlı olduğunu gösterir.
Bu değişim programlama alışkanlıklarını da etkiledi. Daha büyük salonlar daha büyük kadrolar gerektirdi ve oda müziği ayrı, daha küçük mekânlara doğru çekildi.
Derslerimizde ses taşıma gücü, hacim artırmadan temas noktası ayarıyla çalıştırılır.