Kuzey İtalya'da bir kentte, on altıncı yüzyıldan on sekizinci yüzyıla uzanan bir yapım geleneği kuruldu. Bu gelenek içinde birkaç aile atölyesi keman ailesinin biçimini belirledi. Viyolonsel de bu süreçte bugünkü hâlini aldı. Atölyelerin katkısı yalnız ölçüyle sınırlı değildir.
Kemer eğrileri, kalınlık dağılımı, ses delikleri ve verniğin niteliği de burada biçimlendi. Bu ayrıntılar tınıyı doğrudan belirler ve bugün de aynı ilkelerle çalışılır. Daha sonraki yapımcılar bu modelleri temel aldı. Bugün yapılan çoğu çalgı hâlâ o dönemin kalıplarına dayanır.
Bu süreklilik müzik tarihinde sık görülen bir durum değildir. Çoğu çalgı ailesi zaman içinde belirgin biçimde değişti. Keman ailesi ise erken dönemde ulaştığı biçimi büyük ölçüde korudu. Bunun nedeni tasarımın akustik olarak dengeli olmasıdır.
Yapılan değişiklikler biçimi değil, ayrıntıları etkiledi. Boyun açısı, tuşe uzunluğu ve can direği ayarı zaman içinde uyarlandı. Bu uyarlamalar çalgıları modern akort yüksekliğine ve tel gerginliğine hazırladı.
Bu geleneğin bir başka mirası da ölçü çizimleridir. Kalıplar ve iç kalıp sistemi bugün de kullanılıyor; çağdaş yapımcıların çoğu aynı çizim mantığıyla çalışmayı sürdürüyor.
Derslerimizde çalgı yapısı, tını ile ilişkisi kurularak ve tarihsel çerçevesiyle anlatılır.