Leonard Rose, önce orkestra grup şefi, sonra solist ve eğitmen olarak çalışmış bir viyolonselciydi. Büyük bir orkestrada uzun süre görev aldı ve ardından solo kariyerine yöneldi. Asıl etkisi ise öğretim alanındadır. Uzun yıllar ders verdi ve yetiştirdiği icracılar sonraki kuşakların önemli bölümünü oluşturdu.
Bu durum, bir eğitmenin etkisinin nasıl yayıldığını gösterir. Etki doğrudan öğrencilerle sınırlı kalmaz; onların öğrencilerine de aktarılır. Buna öğretim zinciri denir ve viyolonsel geleneğinde açıkça izlenebilir. Rose'un yaklaşımında ton üretimi merkezdedir.
Sağ kol ağırlığının tele nasıl aktarılacağı ayrıntılı biçimde ele alınır. Sol el ise sağ kolun taşıdığı sesi bozmayacak biçimde kurulur. Entonasyon çalışması rezonans denetimiyle yapılır; açık tellerle karşılaştırma temel araçtır. Orkestra deneyimi öğretimine de yansır; deşifre ve grup uyumu program içinde yer alır.
Kayıtlarında ton dolgunluğu ve cümle netliği öne çıkar. Oda müziği kayıtları da vardır ve bunlar denge çalışması için elverişli örneklerdir. Kursiyer için bu kayıtlar, ton üretiminin nasıl duyulduğunu gösteren açık örneklerdir.
Yetiştirdiği icracıların yaklaşımları karşılaştırıldığında ilginç bir tablo çıkar. Ton üretimindeki ortak zemin korunmuş, buna karşılık yorum tercihleri belirgin biçimde çeşitlenmiştir.
Derslerimizde bu yaklaşım, sağ kol ağırlığı ve rezonansla entonasyon denetimi bağlamında kullanılır.