Salon akustiği, icracının kararlarını doğrudan değiştiren bir etkendir. En belirleyici özellik yankı süresidir. Uzun yankılı bir salonda sesler birbirine karışır. Bu, hızlı pasajları bulanıklaştırır ve netliği düşürür.
Çözüm tempoyu hafifçe yavaşlatmak ve nota sonlarını daha net bitirmektir. Kuru bir salonda ise tersi geçerlidir. Ses hemen sönür ve icracı desteksiz kalır. Burada cümleler daha bağlı çalınır ve yay dağılımı uzatılır.
İkinci özellik sesin geri dönüşüdür. Bazı salonlarda icracı kendi sesini iyi duyar, bazılarında duyamaz. Duyamadığı durumda farkında olmadan bastırır ve ton sertleşir. Bu risk provada konuşulur ve bilinçli olarak denetlenir.
Üçüncü özellik sahnedeki yerleşimdir. Sahnenin farklı noktalarında ses belirgin biçimde değişebilir. Provada birkaç nokta denenir ve en dengeli olan seçilir.
Salon dolduğunda akustik yeniden değişir. Boş bir salonda yapılan prova yanıltıcı olabilir; dinleyici sesi belirgin biçimde emer ve yankı süresi kısalır.
Sahne zemini de sesi etkiler. Ahşap bir zemin pikeden gelen titreşimi aktarır ve sesi büyütür; halı kaplı bir zeminde aynı çalgı belirgin biçimde daha az taşır. Bu fark provada denenir ve gerekirse pike ucu değiştirilir.
Derslerimizde salon provası, tempo ve yay dağılımı ayarları gözden geçirilerek yapılır.