Çok bölümlü bir eserde bölümler arasındaki süre çoğu zaman düşünülmeden bırakılır. Oysa bu süre doğrudan yorumun bir parçasıdır. Bazı eserlerde besteci bölümlerin kesintisiz bağlanmasını yazar. Bu durumda ara verilmez ve geçiş bir ölçü gibi hazırlanır.
Yazılı bir bağlantı yoksa karar icracıya kalır. Uzun bir ara, önceki bölümün etkisini dağıtır ve dinleyiciyi eserden çıkarır. Çok kısa bir ara ise bölüm sınırını gizler ve yapıyı bulanıklaştırır. Pratik ölçü bir nefeslik süredir; bu süre bölümün karakterine göre uzatılır ya da kısaltılır.
Ağır bir bölümden sonra biraz daha uzun beklenir. Hızlı bir bölümden sonra ise kısa bir ara yeterlidir. Ara sırasında beden de durur; yay indirilmez ve bakış sabit kalır. Hareket eden bir icracı, sessizliği doldurmuş olur ve etkiyi kırar.
Eşlikli eserlerde bu süre eşlikçiyle birlikte kararlaştırılır ve provada denenir. Anlaşma sağlanmadığında iki icracı farklı anlarda hazırlanır ve giriş aksar. Ara süreleri nota üzerine yazılır ve her icrada aynı uygulanır.
Solo eserlerde bu karar tümüyle icracıya aittir. Eşlikçi olmadığından kimseyle uzlaşılmaz; bu serbestlik, sürenin her icrada kaymasına yol açar ve bu yüzden yazıya geçirilir.
Derslerimizde bölüm geçişleri, süre kararı yazılarak ve eşlikle birlikte prova edilerek çalıştırılır.