Viyolonselde temel konumlarda başparmak klavyenin arkasında durur ve destek sağlar. Üst bölgeye çıkıldığında bu düzen sürdürülemez. Çünkü gövde, elin arkadan destek almasını engeller. Çözüm başparmağı klavyenin üzerine almaktır.
Bu düzene başparmak konumu denir ve viyolonsel tekniğinin dönüm noktalarından biridir. Başparmak burada destek değil, bastıran bir parmak hâline gelir. Genellikle telin üzerine yan yüzüyle konur ve iki teli birden basabilir. Bu yerleşim doğal bir dörtlü aralık kurar ve el buna göre biçimlenir.
En sık görülen sorun başparmağın fazla bastırmasıdır. Aşırı baskı bileği kilitler ve konum geçişlerini imkânsız kılar. Doğru baskı, sesin temiz çıktığı en hafif baskıdır. İkinci sorun bileğin çökmesidir; bu, diğer parmakların uzanımını kısaltır.
Çalışma açık telde ve tek başparmakla başlar. Sonra bir parmak eklenir ve aralıklar tek tek kurulur. Bu konum açılmadan üst bölge repertuvarı güvenli çalınamaz.
Bu konumda tuşenin kalınlığı da hissedilir. Klavye yukarı doğru genişler ve parmakların uzanımı değişir; bu nedenle alt konumlarda kurulan el ölçüsü doğrudan yukarı taşınamaz.
Derslerimizde başparmak konumu, hafif baskı ve bilek açısı ölçütleriyle kademeli olarak açılır.