Barok yazıda notaya yazılan şey iskelettir; icracıdan bunu tamamlaması beklenir. Bu tamamlama süsleme yoluyla yapılır ve dönemin olağan pratiğidir. Süslemesiz çalınan bir barok ağır bölüm, üslup bakımından eksik sayılır. Buna karşılık süsleme rastgele eklenmez; belirli yerlere ve belirli ölçüde konur.
Birinci kural tekrarlardır; ilk söyleyiş sade, ikinci söyleyiş süslü olur. İkinci kural uzun seslerdir; yazılan uzun bir ses hareketle doldurulabilir. Üçüncü kural kadans noktalarıdır; cümle kapanışlarında süsleme beklenir. Dördüncü kural armonidir; eklenen sesler alttaki akorla uyumlu olmalıdır.
Süsleme türleri de bellidir ve dönem kaynaklarında tanımlanmıştır. Tril, çarpma, dönme ve geçiş sesleri en yaygın olanlarıdır. Her birinin başlangıç sesi ve süresi konusunda dönem tercihleri vardır. Bu tercihler tek bir kural hâlinde değil, bölgeye ve döneme göre değişir.
Çalışma yöntemi yazmaktır; kursiyer süslemelerini nota üzerine çıkarır. Sonra bunları çalar, kaydeder ve fazla olanları çıkarır. Çıkarma yöntemi eklemekten daha güvenli sonuç verir.
Süsleme kararları eşlikçiyle de paylaşılır. Klavyeli çalgı aynı anda kendi süslemesini yapıyorsa iki hat çakışabilir; bu nedenle kimin nerede süsleyeceği provada konuşulur.
Derslerimizde barok süsleme, yazılı bir plan çıkarılarak ve çıkarma yöntemiyle çalıştırılır.