Bazı oda müziği toplulukları onlarca yıl aynı kadroyla çalışır. Bu süreklilik yorumda duyulabilir bir fark üretir. Fark birkaç noktada toplanır. Birincisi giriş anlarıdır; uzun süre birlikte çalan müzisyenler işarete daha az ihtiyaç duyar.
Hareketler öngörülebilir hâle gelir ve girişler kendiliğinden hizalanır. İkincisi renk uyumudur; vibrato ölçüsü ve yay ağırlığı zamanla yaklaşır. Bu yaklaşma bilinçli bir karar olmadan, tekrar yoluyla oluşur. Üçüncüsü karar hızıdır; prova tartışmaları kısalır çünkü ortak bir dil kurulmuştur.
Dördüncüsü esnekliktir; bir icrada yapılan küçük bir değişikliğe diğerleri anında uyum sağlar. Bu esneklik canlı icrada en çok fark edilen özelliktir. Buna karşılık uzun süreli topluluklarda bir risk de vardır. Alışkanlıklar yerleşir ve sorgulanmaz hâle gelebilir.
Bazı topluluklar bu riski dışarıdan bir dinleyici davet ederek yönetir. Dışarıdan gelen bir kulak, alışılmış olanı görünür kılar. Kursiyer için buradaki ders süreklilik değerinin somut olmasıdır.
Bu tür topluluklarda repertuvar da katmanlanır. Yıllarca çalınan eserler bir çekirdek oluşturur ve yeni eserler bu çekirdeğin yanına eklenerek program çeşitliliği korunur.
Derslerimizde topluluk çalışmaları, mümkün olduğunca aynı kadroyla ve sürekli yürütülür.